Bir buçuk yıllık yalnız yaşam konusunda kendi içinde naif deneyimler elde ettim.Bu deneyimler sayesinde kimi zaman yeni kararlar,yaşam alışkanlıkları kimi zaman ise kişisel gelişim bozukluklarına yol açtı.Bu değişimleri genel olarak 3 başlıkta-sosyo ekonomik,sosyo politik ve sosyo kültürel altındaki paradigmalarda inceleyebiliriz..:)
Biraz daha açarsak ev yaşantısında-sosyo kültürel yapıdan başlayayım;1 kişi için ebatça büyük meyveleri marketten eve,evden 4. kata kadar çıkarmak gibi zorlu parkuru aşamamak kaynaklı karpuza,kavuna hasret bir yaşam ideolojisini benimsedim.Hiç bir zaman bitiremediğim kalıp peynirler,zeytinler,çürüyen sebzeler,krema süt ve salçaları çöpe doğru uğurlarken yürekte ince bir sızı oluştu.Dolapta haftalara dayanan adetsel bazdaki yiyecekler- 1 adet kabak,1 adet havuç,2 adet patlıcan- ile el yordamıyla türlü yemeğini keşfettim.Ayarı kaçması sonucu fazla yapılan yemekleri tüketmek adına çağırılan öğütücü arkadaşlar sayesinde sosyalleşme konusunda bir adım daha attım.Yemekler benden bulaşıklar misafirden gibi kurallarım oluştu.
Kumanda en iyi gece arkadaşım olurken,kumanda hakimiyeti ile oluşan bağ yüzünden kimi zaman 2 haftayı bulan yatak hasreti ile tv karşısı koltukta sızma rekoru kırdım.Dünya hayatında en kıymetli anlardan biri olan uyku-uyanıklık arasındaki astral seyahat hazırlığındayken aile bireylerinin''kalk yerine yat,ışığı da kapat'' sözcüklerini duymamak sonucunda açıkta kalan yerlerin oluşturduğu tesir kaynaklı rüyalar, yaratıcılığımı arttırdı.Dikkat noktası ise hala gecelik sabahlık uyumu,eşofman-atlet takımına evde önem vermek gibi garip alışkanlıklar edindim.Hiç dolduramadığım makine yüzünden kıyafetlerim gün geçtikçe artmaya,2 haftaya varan askıdaki giysileri toplama zorluğu çekmeye başladım.Bu arada uzun zamandır izine rastlamadığım bir t-shirt ile buluşma dakikalarım duygu yüklü ve özlem dolu olmaya başladı.Dolaptaki giysileri mood durumuna göre düzenlediğimi ve depresyon kıyafetlerimi keşfettim.Deterjanım bitti ama yumuşatıcım asla.Fazladan dursun diye aldığım yumuşatıcıyı dolaba yerleştirirken henüz açılmamış 3 yumuşatıcının el salladığı anlarda Alzheimer belirtileri gördüm.
Yalnızlığın ağır bastığı zamanlarda karşı komşunun giriş çıkış saatlerini ezberleme,geç kaldığı zamanlarda telaşlanma,onun duş saatine göre uyanış saatini ayarlama,aynı anda çöp çıkarma çabası ve gelen misafirlerini gözetlemek için kapı deliğine yapışma halleri ise şizofrenik belirtileri yalnızlığın.
Televizyon yerini radyoya,pc-internet ise yerini kitaplara bırakmaya başladı.Edebiyat,felsefe kulüplerine üye olup facebook duvarında özlü sözler paylaşmak yerine,yaşadıklarımdan çıkardığım ÖZ'leri yazıya dökme heyecanı aldı içimi.Evdeki böcekler merhameti,dışarıdaki gürültüler ise sabrı öğretti.Patlayan ampulleri değiştirmek ayları bulurken,annemin diktiği çiçeği sulamak evdeki en birinci iş halini aldı.Evde uğramadığım ve gizemini sürdürmekte olan köşelerim mahremiyetini sürdürürken hafta içi ev yaşamı yatak odası-banyo arasında hafta sonları mutfak-salon arasında gelip gitmekte.
Açsanız ve yemek yemek istemiyorsanız yemiyorsunuz,program seçimi sadece size ait.Gürültüde elinizde sessizlikte,konuşmakta, susmakta...
Yine de yatağın hala bir kısmını kullanıp,2. temiz havluyu asılı tutma isteği,fazladan terliğin hazırda durması,kurulu ikinci yatağınız,2'li kupa takımlarınız,şeker kullanmadığınız halde evde bulundurmak,okuduğunuz halde orta sehpada yer alan dergiler...hep gelme ihtimali olan ikinci kişiye ait ev düzeninde.
Evde yaşamayan ama yaşattığınız sizin dışınızdaki misafir! nefesler için.
:))))
YanıtlaSilYıllardır yalnız yaşayan biri olarak bazı fikirler vermek isterim.
Kavun, karpuz hasretinizi dindirecek, market alışverişini külfet olmaktan çıkartacak iki adres aşağıda. Her poşet kapıya kadar teslim edilir. 20 kilo kavun, karpuz alır sarılıp yatabilirsin bile.
http://www.carrefourexpres.com/emarket/
http://www.migros.com.tr/
Mutfağında elektrikli ızgara yoksa hemen bir tane edinmelisin. Şundan bahsediyorum: http://www.sarapoburu.com/2010/11/elektrikli-izgara/
Soğan, havuç, patates ve bakliyat ile yapılan çorbaları öğrenmen gerek.
Kabak, havuç ve soya sosu ile makarna yapmayı da öğrenmelisin. Elektrikli ızgara ile patlıcan közlemeli ve bunu sevmelisin. Ekmeği buzdolabında tutmalı ve kızartmadan yememelisin.
Uyku düzenin olmalı. Her akşam bir kadeh şarap veya viski içmelisin. Yemek öğünlerini asla atlamamalısın. Bir kedi edinmek komşuyu takip etmekten kurtarır.
Kurulu ikinci yataktan kurtul. Eve gelecek yatılı misafir sadece seninle uyuyabilecekler olsun. Televizyondan kurtulma aşamasını geçmen olumlu. Fena gitmiyorsun. Devam et :)
Ufak bir ip ucu daha. Evden çıkarken radyoyu açık bırak.
Vay canınınaa...''Yalnızlık insana neler öğretiyor'' dedirticek cinsten bir öğreti yazdıklarınız..Teşekkür ederim.hepsini deneyimleyeceğim.
YanıtlaSil